İçeriğe geç

METİN BİLİR Yazılar

En İyi Teklif – The Best Offer

Ön plana çıkan filmin kahramanı Virgil Oldman. Antikacı ve sanat danışmanı olan ve 16. 17. 18. Yüzyıl eserleri konusunda uzman olan ve bir müzayede şirketine sahip olan Virgil Oldman’nın kadın yüzlerine ait tablolara karşı bir ilgisi ve bu ilgisine ait bir sürü tablonun yer aldığı gizli koleksiyonu var. Oldmana ait güzel bir ev var ama buna rağmen yalnız sürdürdüğü ve takıntılarına göre şekillendirdiği bir yaşantısı var. Film boyunca taktığı eldivenlerinin sinir bozucu olduğunu söyleyebilirim. Sahip olmak istediği tabloları, açık attırmalarda kurduğu kumpaslar ile alıyor.

Simyacı

Kitaplar arasından, tekrar okumayı düşündüğüm kitapları belirleyip, yeni baskılarını alıp okumaya koyuldum. Eskilerden gelen esintiyle yeni bir yolculuğa başladığım bugünlerde, ilk tercihim Paulo Coelho’nun 2 haftada yazdığı Simyacı kitabı oldu.

Simyacıyı, tekrar okumama rağmen, yeniden keşfettiğim yönleri oldu. Kitap Endülüslü çoban Santiago’nun İspanya’dan başlayıp Mısır piramitlerine olan yolculuğunu anlatıyor. Tabi asıl yolculuk Santiago’nun kendi ruhsal yaşantısına doğru çıktığı sırada başlıyor. Santiago’nun hedeflerine ulaşmak için yolculuk sırasında birçok farklı insanla tanışması, birçok zorluklar ile mücadele etmesi ders çıkarılması gereken noktalar ile dolu. Karşılaştığı zorluklar zaman zaman Santiago’yu hedefine doğru giderken vazgeçmeye yönlendirse de, her defasında yeni bir işaret onu çıktığı yolculuğu tamamlaması konusunda ikna ediyor. Yanı başında duran hazineyi, zorlu ve uzun bir yolculukta bulacağı umudu, hayatımızda ki gerçek mutluluğa nasıl ulaşmamız gerektiği konusunda anlamlı ve bilgi dolu mesajları gizemli, masalsı bir şekilde veriyor.

Enerjini Şarj Et!

Yoğun iş programı olan insanlar, çalışmayı birkaç dakikalığına bıraktıklarında, işlerine ait tüm sistemin çökeceğini düşünür. İş programına uyum sağlamak, sorumlu olduğumuz bölümlerin çözülmesi gereken sorunları vs. her biri ayrı bir stres nedeni. İşe ait konular çıkmazdayken, kendimize ayırdığımız her bir zaman diliminde, kendimizi genellikle suçlu hissederiz. Tam olarak dinlenemediğimizi ve dinlenmek için nasıl bir yol izlememiz gerektiğini bilmediğimizi fark ederiz.

Kendimize zaman ayırmak ve dinlenmek için illa deniz kenarına gidip tatil yapmamız gerekmiyor… Tabi ki hiçbir şeye dokunmadan, yüksek bütçeler harcayarak rahat tatiller yapacağımız çok fazla seçeneğimiz vardır. Ama benim anlatacağım yöntemler, bütçemizden ciddi bir harcama kalemi ayırmamızı gerektirmiyor. Zamanımızın büyük bir kısmını meşgul etmeyecek, alışılmamış birkaç yoldan bahsedeceğim.

Yazma Sanatı -On Writing

 Uzun süredir,  yazmayı konu edinmiş kitapları okumayı düşünüyordum. Bu konuyla ilgili araştırma yapınca,yazma ile ilgili çok fazla kitabın olduğunu ve başlamam  gereken yeri iyi belirlemem konusunda biraz sabırlı olmam gerektiğini anladım.

Yazdığı bilim-kurgu ve korku konulu kitapları ile tanıdığımız Stephen King’in de yazmaya yönelik bir kitabı olduğunu öğrenince, benim için doğru başlangıcın burası olduğuna karar verdim.  Yazma Sanatı çok eski baskı olduğu için bulmak çok zor ama imkansız değil 🙂 sıkı bir araştırmaya girdim ve sonunda sahafların bir tanesinde buldum kitabı. Gelmesi bir kaç gün sürse de kitap elime geçtikten hemen sonra okumaya başladım.

Murphy Kanunları

Yapmaya çalıştığım herhangi bir olay, olumsuz yöne doğru gidince şansımı sorgulamaya başlarım. Hay aksi yine mi sorun? Neden bu sorunlar hep beni buluyor? gibi soruları çok fazla sormaya başladığım son dönemlerde, benim gibi şansız olduğunu düşünen insanların neler yaptığını araştırmaya koyuldum. Tam olarak bulmaya çalıştığımın ne olduğu konusunda bir fikrim yok. Herhalde sadece benim gibi şansız olan insanları görüp motive olmak istedim.

Olumsuzluk, şansızlık gibi kelimeleri araştırdığımda sürekli olarak karşıma “Murphy” ismi çıktı. Daha önce bir çok kez Murphy iş başında diye duymuştum ama pekte ilgimi çeken bir konu değildi. Uzun aradan sonra tekrar bu isim ve cümle ile karşılaşınca ufak bir araştırma yaptım.

Aşkın Gözü Kördür – Up For Love

Uzun bir aradan sonra düzenli film izleme günlerime geri döndüm. Ara verdiğim dönemlerde parça parça izlediğim filmler olmuş olsa da tam anlamıyla istediğim film gecelerini yapma fırsatım bir türlü olmadı. Kitap okuma gibi, düzenli film izleme günleri belirleme konusunda da yeni adımlar atmaya başladığım bu günlerde; Ne izleye bilirim ? diye kendime çok sordum. 🙂

 Gezinirken afişi nedeniyle dikkatimi çeken, romantik ve komedi türünde olan Aşkın Gözü Kördür- Up For Love filmini izledim.

Fikrim var!

Girişimcilerin, yeni iş fikirleri genellikle planlamadıkları zamanlarda şekillenir. Uykudayken, duştayken ya da yolculukta her an gelebilecek olan ilhamların sonucunda bir çok farklı fikrin ortaya çıkması kaçınılmaz bir durum.

Aslında, bir çok farklı fikire sahip olmak güzel bir nimettir. Bu nimeti kullanarak bir çok başarılı işlere imza attığınızda olmuştur. Peki; biriken fikirlerinizi etkili bir şekilde yönetemeyecek durumda olduğunuzda, kurtarıcı bir fikriniz var mı?

Fikirleriniz arasında boğuşurken, etkili bir organinasyonla en iyi verimi alacabileceğiniz birkaç küçük teknikten bahsetmek istiyorum.

Neden Blog Yazmalısınız?

Yazmaya yönelik olan ilgimi keşfettiğim dönemlerin üstünden çok zaman geçti. Uzun süren yolculuğumda sürekli olarak kendime sorduğum değişmeyen tek bir soru var. Neden yazmalıyım? Her defasında farklı cevaplar verdiğim bu soruyu artık değiştirdim. Neden blog yazmalıyım? Çok uzatmadan bu sorunun cevabını sizinle paylaşmak istedim.

Yazdıklarınızı, bir tuşla binlerce kişiyle paylaşmanın mutluluğu ve kolaylığının verdiği zafer duygusu anlatılamaz. Yazdıklarınıza anlık yorumlar alabilmeniz; yazı yazarken dikkat etmeniz gerekenlere, farklı yöntemler geliştirmenize katkı sağlar. Farklı okuyucu kitlesine kolay bir şekilde ulaşmanız, farklı şekillerde pratikler yapmanızı sağlamaktadır. Yazarken nelere dikkat etmeniz gerekir, yazıyı nasıl düzenlemeniz gerektiği, yayınlama sürecinde nelere dikkat etmeniz gerekir, bunların hepsini blog yazma süreçlerinde geliştirebilme imkanınız oluyor.

Başarılı video blog için 12 ipucu

Başarılı video blog için 12 ipucu ile ilgili bilgileri paylaşmamda ki sebep; medya, sürekli olarak kabuk değiştiriyor. Her ne kadar yazılı medyayı sevsem de yeni trendin video içerikli olması gerçeğini kabullenmem gerekiyor. Özellikle pazarlama etkisini arttırmak isteyenler, son zamanlarda, video içerikleri ile müşterilerinin karşısına çıkıyor. Yapılan araştırmalar, önümüzdeki yıllarda küresel internet trafiğinin %80’inin video olacağını işaret ediyor.

Video içerikli blog yazıları ile video içeriği olmayan blog yazılarının tıklanma oranlarını kıyasladığımızda, az önce belirtiğimiz istatistiğin ne kadar gerçekçi olduğunu görebiliyoruz. Video bloglar ile ilgili yazılıp, çizilen bir sürü gerçek dışı, şehir efsanesi mevcut. Bunlardan herhangi birine denk geldiyseniz, sizde de video blog yani vlog üretme isteği hareket geçmiş olabilir. Şehir efsanelerine takılmaktan bir tık öteye geçip gerçek bir video blogger olmamız için dikkat etmemiz gerekenleri derleyince ortaya çıkan sonucu paylaşmak istedim. Her şeyden önce bu işin zor olduğu konusunu kabullenmeliyiz.  Dikkat etmemiz gereken çok fazla nokta bulunmaktadır. Bu noktaların en başında; ne tür ekipmanlar kullanmalıyız? Nasıl içerikler üretmeliyiz? Sesimizi nasıl duyurulabiliriz? gibi cevap aradığımız sorular mutlak karşımıza çıkacaktır.

Başarılı bir video blogcu olmamız için en iyi 12 ipucu;