fbpx

Metin Bilir

Her Konuda Blog Notlarım

Aşkla Kal

Aşkla Kal

’nun kaleminden okuduğum ilk kitap diyebilirim. Acaba nasıl diye düşünmek yerine, kitabın önsözüne ve arka kapağına göz attığımda okumaya karar verdim. Kitabın başkahramanı Derya’nın, suya ve dalışa olan aşkı ile başlayan kitabın giriş kısmı itibariyle merak uyandırıyor. Derya’nın azmi başlarda vurgulanmaya çalışılsa da, ilerleyen olaylar çerçevesinde, her insanın kırıldığı noktalar ve bunların sonuçları konusunda fazlasıyla örneklemeler bulabiliyorsunuz. Kitap boyunca sürekli olarak ismini duyacağınız, Derya’nın dalış hocası, Mehmet hocanın insanlara karşı davranışına göre olayların seyrini az çok tahmin edebiliyorsunuz. Örneğin, ana karakterin sevgilisi Ömer’i, Mehmet hocanın sevmemesi ilk dakikalarda size, “Kesin bu adamın başının altından bir şey çıkacak.” dedirtiyor. Sayfalar ilerledikçe, Ömer ile Derya’nın aşkı çeşitli romantizm olayları içerisinde gösteriliyor. Romantik film izlemeler vs.

Kitapta tamamıyla aşk olaylarının içerisinde bırakılmıyorsunuz. Denizcilik ile ilgili terimler ve teknik bilgilerinde paylaşıldığına şahit oluyorsunuz. Başarıları ile gönlümüzü kazanmış Şahika Ercümen’in isminin de sürekli olarak kitap içerisinde anılması hoşuma gitti.

Yukarıda da bahsettiğim gibi, tavırları ve yaptıkları ile kitabın olayları hakkında ön izlenimi veren Mehmet hocanın, Derya’ya sürekli olarak “Deniz Kızı” şeklinde hitap etmesi biraz fazla kaçmış olsa da, hocaya yüklenen ileri görüşlülük sıkıcı olmadan okuyucuya aktarılıyor.

Derya ile ilgili her şey güzel gidiyorken beklenen hamle, beklenen insan Ömer’den geliyor. Birçok insanın, ah işte benim başıma da bu geldi dediği “aldatılmak”, Derya’yı yaralayan ilk yumruk oluyor.Derya ile Ömer’in ilişkileri çıkmazdayken, yıkıcı ikinci hamle Derya’nın babasının ölümüyle geliyor. Olumsuzluklar ile ilgili tüm zeminler oluşmuşken, Derya bir anda vazgeçmiş, hüzünlü, umutsuz bir karaktere bürünüyor. Ömer artık bu süreçte arka planda ki yerini alıyor. Derya’nın, babasının ölümü üzerinden, aile ile olan ilişkiler konusunda bilgilendirilmeye başlandığımız noktada, sürekli ismini duyacağınız bir karakter ile daha tanışıyorsunuz. Derya’nın annesi Aldora.  Karakter olarak dik durmaya çalışan bir tip kendisi.

Hayatta mutlu olma konusunda ki beklentilerinin bir anda, karanlığı gömüldüğü, zor dönemlerden geçen Derya’nın intihar etmeye karar vermesi, bu sürecin herkeste olabileceği hissinin aşılanması ve sonrasında, normal hayatta olması tamamıyla mucizeye kalmış bir karşılaşmanın yaşanması, kitabı aralıksız okumanızı tetikliyor. Ömer’in, güzel sürprizler ardından yaptıkları, tekrar birine güvenme ve birine aşık olma olayını mantıklı kılmazken, intihardan kurtulan iki insanın hikayesine şahit oluyorsunuz.  Burak ve Derya’nın tanışması itibariyle yine Mehmet hocanın Burak’ı sevmesi, Burak ile Derya’nın arasında olacakları size önceden haber ediyor. Burak ile Derya’nın arasında yaşananların en güzel tarafı ikisinin de bir birlerine yazdığı metinlerde gizli.

Kitap ile ilgili anlatacak çok şey var ama ben her detayını anlatmak yerine sadece belli başlı düşüncelerimi paylaşmayı tercih ediyorum.  Çünkü asıl anlamlı olan sizin kitabın her sayfasını hissederek okumanız.  İç hesaplaşmayı, yeniden dik durmayı anlatan bu güzel kitabı okumanızı ve Burak ile Derya’nın hikâyesinde ki gizemi çözmeniz dileği ile…

ALTINI ÇİZDİKLERİM :

1- Babalar kızlarının kalbine ölene kadar sevgi tokumu eken beyaz saçlı bahçıvanlardır…(Sayfa :36)
2- Babam, “Cevap anahtarı olmayan tek sorudur aşk” derdi. Aşkın altyazısı da olmaz bilirsin.İzleyip anlayacaksın.(Sayfa: 50)
3-Babalar küçük kızlarını hiç kandırmazlar. Bu yüzden küçük kızların gerçek aşkı babalarıdır.(Sayfa:62)
4-Kadınların güzel görünmek için yaptığı makyajla,erkeklerin kalbe girmek için söylediği yalanlar arasında fark yoktur.(Sayfa:75)
5-Yılan deri değiştirdiğinde ısırmaz sanıyorum.Yılanın deri değiştirmesi onun yılan olduğu gerçeğini değiştirmiyordu değil mi ?(Sayfa:76)
Kitapta altını çizdiğim ve beğendiğim diğer kısımlar kitapta.. 🙂

Kitap Baskı Bilgileri :

Yayın Evi : Destek Yayınları
Yayın Yılı : Ocak 2016

İlk Baskı : 250.000
Sayfa Sayısı: 312

Aşkla Kal


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir